» Türkiye'nin alamadığını Gülbekyan 95 yıldır alıyor

Yayınlanma Zamanı: 2009-02-14 16:33:00



Sponsorlu Bağlantılar

Türkiye ıMusul-Kerkük petrollerindeki payını alamazken, Abdülhamit'in petrol bölgeleri için görevlendirdiği Gülbekyan'ın şirketi Partex, Irak, Umman, Birleşik ArapEmirlikleri petrollerinden yüzde almayı sürdürüyor

IRAK'LA olası bir ABD operasyonu konusunda Türkiye ABD ile sıkı bir pazarlığa girerken, bir yandan da Irak petrollerinden doğan haklar konusunda tartışma sürüyor. Türkiye bugünkü değeri ile 20-30 milyar dolar arasında hakkı olan petrol gelirini alamazken, Osmanlı döneminde bölge petrollerini Padişah Abdülhamit adına kontrol için görevlendirilen Gülbekyan'ın şirketi Partex hâlâ bölge petrollerinden pay alıyor. Partex ayrıca hepsi eski Osmanlı toprağı olan Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri petrolleri üzerinden de yüzde 2 oranında gelir elde ediyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun kullanamadığı, daha sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin de ancak 15 yıl yüzde 10 pay alabildiği Irak petrollerinden Gülbekyan'ın vakfı ve şirketi pay almayı sürdürüyor.

İstanbul'da doğan Fundraçao Calouste Gülbekyan, 1908 yılında Abdülhamit'in kamulaştırdığı Irak petrollerinin kontrolü için devlet adına görevlendirildi. Londra'da petrol mühendisliği okuyan Gülbekyan, Mezopotamya havzasından petrol bulunduğunu tüm dünyaya duyuran ilk kişi oldu. Gülbekyan, Padişah Abdülhamit'e ait bölgede petrol arama ve çıkarma işleri için kurulan Türk Petrol Şirketi ile İngiliz ve Alman şirketlerinin ortaklık yapmasına, bir konsorsiyum kurulmasına ön ayak oldu. İstanbullu Gülbekyan, bu konsorsiyumdan yüzde 5 pay alarak daha sonra kendisini dünyanın en zengin insanlarından biri yapacak ilk imzayı da atmış oldu. Babası da Rus petrollerini Osmanlı'ya satan bir tüccar olan Gülbekyan, bu anlaşma sonrası 'Bay yüzde 5' olarak anılmaya başladı. Gülbekyan'ın kurduğu vakfa ait Partex şirketi halen, BP, Shell, Mobil ile birlikte Irak petrol endüstrisini elinde bulunduruyor.

Gülbekyan aynı zamanda, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Irak'la sınırların belirlendiği Ankara Anlaşması'nın da mimarı olarak görülüyor. 1928 yılında, konsorsiyumdaki bir İngiliz, bir Alman ve 2 Amerikalı şirket, eski Osmanlı İmparatorluğu'nun elinde olan Kuveyt ve İran dışındaki Ortadoğu rezervlerini geliştirmek için hareke geçiyor.

NEREDEN GELDİ?

Gülbekyan'ın şirketi bugüne kadar faaliyetini sürdürdü. Partex, halen Lizbon Borsası'nda işlem görüyor. Piyasa değeri yaklaşık 500 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Ancak Gülbekyan'ın asıl mal varlığı, daha sonra adına kurulan Gülbekyan Vakfı'nda bulunuyor. Vakfın malvarlığı 2.5 milyar dolara ulaşmış durumda.

Malvarlığı içinde Gülbekyan'a ait koleksiyonlar bulunmuyor. Vakfın elinde dünyanın en değerli Anadolu halıları, 17. yüzyıl Fransız ressamlarının koleksiyonu ve İznik çinileri koleksiyonu bulunuyor.

BÜTÇEDEN ÇIKARILDI

Gülbekyan'ın şirketi halen Musul ve Kerkük'te söz sahibi iken, Türkiye Cumhuriyeti Ankara anlaşması ile 25 yıl boyunca yüzde 10'luk payının bir kısmını tahsil edemedi. Bugünkü değerle 20-25 milyar dolar seviyesindeki uluslararası anlaşmalara bağlı petrol gelirine karşılık 1987 yılına kadar bütçede Musul-Kerkük petrol gelirleri kalemi yer alıyordu. Türkiye yıllarca Musul-Kerkük petrollerinde gelir elde edememesine rağmen, siyasi bir tavır olarak söz konusu kalemi bütçesinde tutuyordu. Ancak, Özal hükümeti döneminde, Maliye Bakanlığı böylesi bir gelirin kaydedilmediğini belirterek, Musul-Kerkük petrol geliri kalemini bütçeden çıkardı.

POLEMİK ALEVLENDİ

Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'ın ocak ayı başında "Musul ve Kerkük petrollerinde anlaşmalardan doğan hakkımız olup olmadığını inceletiyoruz" sözleri ile başlayan polemik yeniden alevlendi. Dün eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez, konuyu tekrar gündeme getirdi. Eğilmez'in yazısı özetle şöyle:

* Anlaşmada konu edilen, yalnızca Musul-Kerkük petrollerinden değil, tüm Irak'ın işletilen ve işletmeye açılacak olan kuyularındaki petrol üretiminden 25 yıl boyunca alınacak yüzde 10'luk paydır. Bilindiği kadarıyla Türkiye bunun 18 yıllık bölümünü tahsil etmiş, yedi yıllık bölümünü tahsil edememiştir... O parayla bugün o kadar petrol alınması mümkün değildir. Anlaşmaya göre, tahsil edilmeden kalan, yedi yıl süresince üretime konu her 100 varilin 10'u bize ait...

* Irak'ın günlük petrol üretimi 2 milyon 593 bin 700 varil. Buna göre yıllık üretimi 934 milyon ve yedi yıllık üretimi de 6 milyar 538 milyon varil düzeyinde. Bunun bize verilmesi gereken yüzde 10'u 653 milyon varil. Bugünkü fiyatla 20 milyar dolarlık alacak çıkar karşınıza. Ham petrolün fiyatını önümüzdeki dönem ortalaması olarak kullanılan 21 dolar/varil olarak alırsanız alacağımız 14 milyar dolar dolayında belirlenir. Asıl olan bizim alacağımızın 653 milyon varil olduğudur.

*Bir başka kafa karışıklığı da bu alacağın Menderes ve Özal tarafından silinmiş olduğu iddiasından kaynaklanıyor. Uluslararası anlaşmalar, TBMM'den yasa geçirilerek onaylandığı için bunların kaldırılması ya da içindeki bir maddenin uygulanmasından vazgeçilmesi ancak yasayla olabilir. Bu alacağın silindiğine ya da bizim bundan vazgeçtiğimize ilişkin bir yasa yok ortada. O nedenle geçerliliğini koruyor.


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalışmaları devam etmektedir.
Görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz !