» Töre cinayetine kurban giden Hasret'in dramı

Yayınlanma Zamanı: 2012-12-28 12:06:00

Töre cinayetine kurban giden Hasretin dramı |  görsel 1


Sponsorlu Bağlantılar

 

 

Batman Çayı civarında 17 Aralık’ta bir kum ocağının kıyısına cansız bir kadın bedeni vurdu. Emniyet ve savcılık kimlik tespiti için kılı kırk yardı. Çok yönlü soruşturma devam ederken, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne bir ihbar geldi. İhbar, Diyarbakır’da bir mahallede kulaktan kulağa yayılan bir söylentiden ileri geliyordu:

‘Hamile bir genç kadın ailesi tarafından namus bahanesiyle infaz edilmiş’ti. İhbar üzerine kolluk kuvvetleri harekete geçti. Bir hafta içinde cesedin kimliği belirlendi. Adı Hasret’ti. Öldürüldüğünde 4 aylık hamileydi. Nüfus kağıdına göre 1997 doğumlu, yani 15 yaşındaydı ama annesinin ifadesine göre kızı 22 yaşındaydı...

 


Hasret, 1,5 sene önce istemediği bir erkekle evlendirildi. Kocasıyla anlaşamayınca ailesinin yanına döndü. Gerçek babası 20 sene önce o doğmadan evvel vefat etmişti. Hasret’in kütüğü bu yüzden amcası E.D.’nin üstüne kayıtlıydı. Nüfus kağıdında babası olarak geçen E.D., dede Y.D. ve diğer amca H.D. ile beraber cinayetin azmettiricisi olarak tutuklanan üç kişiden biriydi. Peki cinayet kararı nasıl verildi?


Madem evlenemeyecek...

İstemediği bir evlilik yapan Hasret, yaşadıklarına daha fazla katlanamayınca ailesinin yanına dönmüştü. O artık evde boşanmış bir kadın olarak yaşamını sürdürüyordu. “Dul” kalmıştı. Hayatından bıkıp da ailesine sığınmıştı, hayatının cehenneme döneceğini bilmeden... İki kuzeninin tecavüzüne uğradı. Hamile kaldı. Hasret’in başına gelenleri ailedeki kadınlar biliyordu ama gerçek evin erkeklerinden saklandı. Ancak olay, kulaktan kulağa yayıldı. Hamile olduğu söylentisi dolaşıyordu. Ailenin erkekleri durumdan haberdar olunca aile meclisi toplandı. İki seçenek vardı: Ya evlendirilecek ya da öldürülecekti. Kuzenlere haber salındı. Çocuğun kimden olduğu şaibeli olduğu için ikisi de Hasret’le evlenmek istemedi. Hasret çocuğuyla “sahipsiz“ kalınca bu “ayıp” daha da dillenmeden ortadan kaldırılmalıydı. Böylece karar verildi: Hasret öldürülecekti.


İnfazdan önce toplantı

Dede ve amcaların aldığı infaz kararı, Batman’da uygulandı. Hasret, ön otopsi sonucuna göre Batman Çayı’nda boğularak öldürüldü. Ciğerlerinde ve midesinde dere suyu, sırtında morluklar tespit edilmişti. Annesi savcılıkta verdiği ifadede, olaydan bir gün önce aile içi “toplantı” yapıldığını söyledi. Bir de kızının 15 değil, 22 yaşında olduğunu. Nüfusa geç kayıt ettirildiğini belirtti. Kemik tespiti için Adli Tıp Kurumu görevlendirildi. Radyolojiden çıkan ilk rapor da Hasret’in 18 yaşından büyük olduğunu gösterdi.

Olayın ortaya çıkmasıyla cinayetin azmettiricisi olarak gözaltına alınan dede Y.D. ile amcalar E.D. ve H.D. tutuklanarak Batman M Tipi Cezaevi’ne gönderildi. Tecavüz eden kuzenler ise kaçtı. Savcılık, Hasret’in ailesinden kızlarının kaybolduğuna ya da kaçırıldığına dair herhangi bir başvurunun yapılmadığını saptadı. Dede ve iki amca savcılıkta çelişkili ifadeler verse de kuzenlerin kaybolması cinayetin namus bahanesiyle işlendiği iddiasını kuvvetlendirdi.


Üç ayda 2. kurban

Batman Savcılığı’na göre, Batman Çayı’nda bundan 3 ay önce 96 bıçak darbesiyle öldürülen bir hayat kadını bulunmuştu. Hasret aynı çayda 3 ay arayla karnındaki 4 aylık bebeğiyle öldürülen ikinci kurban oldu.

 


Cenazeyi 10 gün almadılar

Batman Çayı’nda cesedi bulunan Hasret Daşlı’nın cenazesi, 10 gündür Batman Devlet Hastanesi morgundaydı. Beş gün daha ailenin teslim almaması halinde Kimsesizler Mezarlığı’na defnedilecekti. Ancak namus bahanesiyle öldürüldüğü ortaya çıkan 4 aylık hamile Hasret’in cenazesi dün amcası Alaattin Daşlı tarafından teslim alındı. Cenaze polis eşliğinde Diyarbakır’a, Hasret’in kısacık ömrünün başladığı noktaya gönderildi. Adı gazetelere Hatice diye yansıyan genç Hasret’in canını alan ailesi, genç kadını daha yaşarken öldürmüştü.

 


Şahin: Mücadele devam edecek

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Batman’daki töre cinayetine ilişkin şunları söyledi:

“Valimizle görüşmüşler, anne gelip kızının cenazesini alacağını söylemiş. Biz de takip ediyoruz. Güldünya’lar, Hatice’ler olmasın diye mücadele ediyoruz ve kanunlarımızı da buna göre düzenliyoruz. 35 yıl sonra TCK’yı değiştirdik ve azmettirenlerle ilgili hiçbir ceza yokken, nitelikli adam öldürmek suçuna çevirdik. Batman ve Diyarbakır valimizle görüşüyoruz ve devletin onu yalnız bırakmama iradesini ortaya koyuyoruz. Aslında bu olaylar olmasın diye buradayız. Bu mücadele devam edecek.”


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalışmaları devam etmektedir.
Görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz !